Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

       ANKARA 18. KAFİLE HACI ALBÜMÜ 2004

 


 

ŞİİRLER

SEN YOKTUN

İLAHİLER / ŞİİRLER

KABENİN YOLLARI

Kabe'nin yolları bölük bölüktür.
Benim yüreciğim delik deliktir
Dünya dedikleri bir gölgeliktir.

Canım Kabe'm varsam sana
Yüzüm gözüm sürsem sana

Eşim dostum yüklesinler yükümü
Komşularım helal etsin hakkını
Görmez oldum ırak ile yakını

Canım Kabe'm varsam sana
Yüzüm gözüm sürsem sana

LEBBEYK 

Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke la şerike leke Lebbeyk
İnnel hamde venniğmete leke vel mülk 
La şerike lek

Gönül kulağıma gelse bir sada
Ey kulum gel eyle haccını eda
Etsem malı-mülkü, cananı feda
Diyerek Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk;
Lebbeyke la şerike leke Lebbeyk.

Babüs-selam’ından beytine girsem
Hacer’ül-Esved’e yüzümü sürsem
Geçip masivadan vuslata ersem
Diyerek Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk;
Lebbeyke la şerike leke Lebbeyk.

Salih Kullarınla tavafa dursam
Nurunla mest olup feyzinle doysam
Tecelli-i Zatını ruhumda duysam

Diyerek Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke la şerike leke Lebbeyk
Akarken göz yaşım Safa’ya düşsem
Yalınayak başı açık Merve’ye koşsam
Zemzem-i Şerifi içerek coşsam
Diyerek Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke la şerike leke Lebbeyk

Arafat’tan affa uğrayıp çıksam
Günahım tevbenin nuruyla yaksam
Beka denizine çağlayıp aksam
Diyerek Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke la şerike leke Lebbeyk
İnnel hamde venniğmete leke vel mülk
La şerike lek

ARAYI ARAYI

 

Arayı arayı bulsam izini

İzinin tozuna sürsem yüzümü

Hak nasib eylese görsem yüzünü

Ya Muhammed Canım arzular seni

 

Bir mübarek sefer olsa da gitsem

Kabe yollannda tozlara batsam

Hub cemalin birkez düşümde görsem

Ya Muhammed Canım arzular seni

 

Zerrece kalmadı kalbimde hile

Sıdk ile girmişem ben bu hak yola

Ebu Bekir, Ömer, Osman'da bile

Ya Muhammedi Canım arzular seni

 

Ali ve Hasan, Hüseyin anda

Sevdası gönüllerde muhabbet canda

Yarın mahşer günü Hak divanda

Ya Muhammed Canım arzular seni

 

Yunus senin methin eder dillerde

Dillerde dillerde her gönüllerde

Arayı arayı gurbet illerde

Ya Muhammed Canım arzular seni

 

ALMA TENDEN CANIMI

Alma tenden canımı

Aman Allah'ım aman

Görmeden cananımı

Aman Allah'ım aman

 

Aşıkım Muhammed'e

Ol Resuli emcede

Koyma bizi firkate

Aman Allah'ım aman

 

Bir kez yüzün göreyim

Payine yüz süreyim

Canım anda vereyim

Aman Allah'ım aman

 

Zareyleme işimi,

Zehreyleme aşımı

Dökme kanlı yaşımı

Aman Allah'ım aman

 

YANDIM YA RESULULLAH

 

Gönül hün oldu şevkinden, boyandım ya Resullah,

Nasıl bilmem, bu nîrana dayandım ya Resullah,

Ezel bezminde bir dinmez figandım ya Resullah,

Cemalinle ferahnak et ki yandım ya Resullah!

 

Yanan kalbe devasın sen, bulunmaz bir şifasın sen,

Muazzam bir sehâsın sen, dilersen runümasın sen;

Habib-i Kibriya'sın sen, Muhammed Mustafa'sın sen;

Cemalinle ferahnak et ki yandım ya Resullah

 

Gül açmaz, çağlayan akmaz ilahî nürun olmazsa,

Söner alem, nefes kalmaz telek manzurun olmazsa,

Firak ağlar, visal ağlar ezel mesrürun olmazsa,

Cemalinle ferahnak et ki yandım ya Resullah!

 

Erir canlar o gülbuy-i revanbahşın hevasından,

Güneş titrer, yanar didarının, bak, ihtirasından;

Perîşan bir niyaz inler hayatın müntehasından;

Cemalinle ferahnak et ki, yandım ya Resulallah!

 

HİCAZ ÇÖLLERİ

 

Geçtiğiniz yollara

Bizden selam götürün

Hak-dost diyen dillere

Bizden selam götürün

 

Kutlu Hicaz çölüne

Hakk'ın solmaz gülüne

O Müminler seline

Bizden selam götürün

 

Girenler dostun bağına

Düşmez küfrün ağma

Mübarek nur dağına

Bizden selam götürün

 

Yağan Nur-i Hüdaya

Merve ile Safa'ya

Muhammed Mustafa'ya

Bizden selam götürün

 

Yalvarıp Rabbimize

Dualar edin bize

Muazzam Kabe'mize

Bizden Selam götürün

 

Her yönelen Allah'a

Çıkar nurlu sabaha

Al-i Rasülullah'a

Bizden selam götürün

 

Girersiniz ihrama

El sürmeden harama

Sahabe-i Kiram'a

Bizden selam götürün

 

Lebbeyk deyip boyuna

Koşun zemzem suyuna

Beni Haşim soyuna

Bizden selam götürün

 

Mekke ile Medine

iki eşsiz hazine

Cihanyar-ı güzine

Bizden selam götürün

 

Kavrulan açık başa

Öpülen siyah taşa

Gözlerden akan yaşa

Bizden selam götürün

 

Yetişir Cemal gayri

Çok sözün yoktur hayrı

Hüccaca ayrı ayrı

Bizden selam götürün

 

 

GANİ MEVLAM NASİP ETSE

 

Gani Mevlam nasib etse

Varsam ağlayı ağlayı

Medine'deki Muhammedi

Görsem ağlayı ağlayı

 

Delil yapışsa elime

Lebbeyk öğretse dilime

İhram bezini belime

Sarsam ağlayı ağlayı

 

Akıtırlar hayvan kanı

Esirgemez kimse canı

Şol meydanda koç kurbanı

Kessem ağlayı ağlayı

 

Hüccac döner yana yana

Ciğerim döndü büryana

Şol zemzemden kana kana

içsem ağlayı ağlayı

 

Derviş Yunus der can ile

Kul olmuşum iman ile

Dilim Zikr-i Kur'an ile

Varsam ağlayı ağlayı

 

MEDİNEYE VARAMADIM

 

Medineye varamadım

Gül kokuşu alamadım

Ben Rasüle doyamadım

Yaralıyım yaralı yaralı

 

Kabenin örtüşü kara

Açtı yüreğime yara

Bulunmaz derdime çare

Yaralıyım yaralıyım yaralı

 

Hacerül Esvedin taşı

Akıttın gözümden yaşı

Bulunmaz Rasülün eşi

Yaralıyım yaralıyım yaralı

 

Elimden tut kaldır beni

Ya vuslata erdir beni

Çok ağlattın güldür beni

Yaralıyım yaralıyım yaralı

 

TURNALAR

Bir çift turna gördüm uçar havada

Kimi önde gider kimi arkada

Yolunu kaybetmiş ağlar ovada

Doğrudan Kabe’ye varın turnalar

Peygambere selam sunun turnalar

 

Teheccüt namazına kalktımda durdum

Turnalar uçuyor havada gördüm

Ravzasına varın diye, bir nida verdim

Doğrudan Kabe’ye varın turnalar

Peygambere selam sunun turnalar

 

Turnam ağır gidiyon sen hasta mısın

Medine'ye gidecek son posta mısın

Söyle peygambere bizleri istesin

Doğrudan Kabe’ye varın turnalar

Peygambere selam sunun turnalar

 

Akar aşıkların gözünün yaşı

Ah ettikçe eritir dağı, taşı

Kudüsü Şerif'te muallak taşı

Orayı da ziyaret edin turnalar

Peygambere selam sunun turnalar

 

Dolaşın Kabe’nin sağından geçin

Zemzem kuyusundan eğilin için

Arafat Dağının üstünden uçun

Doğrudan Kabe’ye varın turnalar

Peygambere selam sunun turnalar

 

 

HAC YOLCUSU

 

Bugün herkes, sana hayrân oluyor, ey yolcu,
Tuttuğun nurlu yolun, Arşa çıkar tâ bir ucu!

Seni mesteyleyen aşkın, ezelîdir, ezelî;
İltifât eyledi zîrâ, o güzeller güzeli!

 

Öpeceksin, Hacerü'l-Esved'i;
Müslümanlar, bu büyük devlete imrenmez mi?

 

Ne tehassüsle yaşattın, o mukaddes emeli;

Kâ'be'nin âşıkısın, kendini bildin bileli!

 

Mü'minin, doğduğu günden beri, kalbinde coşan,

Bir yanardağ gibi, içten içe, her an tutuşan,

 

Ölmeden, Ravza-i Peygamberini, tek görmesidir;

O yeşil cennete, bir vecd ile, yüz sürmesidir!

 

Mâsivâlar, ebedî gâyeye engel mi olur?

Gerçek âşıklar erer maksada, cânânı bulur!

 

Ümmetim gel! dedî mâdem, sana bak, Fahr-i Cihân;

Bütün âlemlere rahmet, o bütün Cânlara cân!

 

Artık uslanmaya, kat'î olarak azmeyle;

Silinir orda günâhın, sayısız olsa bile!

 

Enbiyâ ülkesidir, geçtiğin ıssız çöller,

Âşinâ yüz  gibi, hüccâca tebessüm eyler!

 

Nûra garkolduğu iklimdir o çöl Mûsâ'nın,

Yüce mâbûduna yükseldiği yer, Îsâ'nın!

 

Nerelerin şâhidi bilsen, o mübârek dağlar;

Rûha mîrâc olan en tatlı sadâlar çağlar!

 

Mânevî bir koku sardıkça çölün her yerini,

Mest eder gönlümün en gizli derinliklerini!

 

 

Başka bir şekle girer, Mekke'nin ufkunda semâ,

Sanki cennetlerin ufkunda eser bâd-ı sabâ!

 

Saçıyorken, ezelî nûrunu ulvî Kâ'be;

Heyecanlar verir, hem kaskatı, hissiz kalbe!

 

Sarılıp Kâ'be'ye, feryâd eden âşıklara bak,

Sen de yalvar, hemen onlarla, coşup ağlayarak!

 

Ravza; uşşâkına, cânân olup âğûş açıyor,

Hak Teâlâ; yanan âşıklara, rahmet saçıyor!

 

 

Arafât'ın, bütün âfakı, meleklerle dolu,

Öptüğün secde edip toprağı, amber kokulu!

 

Bu ne mahşer! Ne büyük hârikadır Yâ Rabbi!

Bu büyük kitleye rehberlik eden: Rûh-ı Nebî!

 

 Ne mehâbetli duruş! Mahşeri temsil ediyor,

Mâlikelmülk olan Allah'a yol almış gidiyor!

 

Arafat'dan iniyorken, hacı, bir kuş gibidir;

Ne kadar pâk! Anasından yeni doğmuş gibidir!

                                  Ali Ulvi Kurucu

EY BEYTULLAH YOLCUSU

 

Ey! Beytullah yolcusu, Ey! Fazilet zengini;

Meleklere vermedi, Rabb'im senin dengini.

Ah! Bir görsen yüzünün, o nuranî rengini;

Ne mutlu ki, en kârlı ticaret şimdi senin;

Karşılığı yüzbindir, Kabe'de bir secdenin..

Ey! Beytullah yolcusu, Ey! Davetli misafir;

Nebîler sana yoldaş, Peygamberler müzahir.

Darlık yüzü yok artık, sana dünya ve ahir;

Arafat müjdesinden, şüpheye düşme sakın;

Yeniden doğmuş gibi, olacağın gün yakın..

Bekliyor şimdi seni, bir sabır imtihanı;

Önce kendi içinde gizlenen nefsi tanı.

Öfke ve isyan ile, sevindirme şeytanı;

Kazanmak istiyorsan, Mîna'daki savaşı;

İbrahim gibi fırlat, elindeki her taşı...

Yakında giyeceksin, beyaz ihramlarını;

Çözeceksin ölümün, ölümsüz sırlarını!.

Bıraktın.. Gidiyorsun, işte bütün varını;

Sana hüzün vermesin, çoluk çocuk ve eşin,

Beytullah'ta bekliyor, milyonlarca kardeşin...

Kabe'yi ilk gördüğün, o muhteşem anda sen;

Nasıl bir vecd içinde, ürpereceksin bilsen.

Ne tende can kalacak, ne dünyada bir hissen;

Unutma ki; makbuldür, o anda tüm dilekler,

Etrafında, pervane misalidir melekler...

Kalkınca gözlerinden, asırların perdesi;

Bir yanda çınlayacak, Bilal'in yanık sesi,

Bir yanda sahabenin, meleklerle secdesi,

Resul'ü göreceksin, mihrabında Kabe'nin;

Şahidi olacaksın, daha nice sahnenin...

Hacer'i göreceksin, koştururken Merve'de,

İbrahim, insanlara haccı haber vermede,

Ademi göreceksin, o Cebel-i Rahme'de;

Açtıkça göreceksin, o gönül gözlerini;

Arafat kumlarında, Peygamber izlerini...

Ey! Beytullah yolcusu, tevekkül abidesi;

Söküp attın içinden, artık heva hevesi.

Şimdi zikrullah diyor, bedenin her zerresi;

Var git artık rehberin, İlahî Kelam olsun,

Gurbet elden sılaya, binlerce selam olsun...

Cengiz Numanoğlu

 

BEYTULLAH'IN HUZURUNDA

 

Bir mahşer mi kopup gelen, beyazlar sarmış her beden,

Hatırlatır kabir kefen, Uryanıdır Beytullah'ın.

 

Kur'an ayet ayet parlar, affın müjdeleri çağlar,

Mü'min döner döner ağlar, Nalanıdır Beytullah'ın.

 

Mest olur canlar bakarken, eller semaya kalkarken,

Hayy sırrı ruha akarken, Gufranıdır Beytullah'ın.

 

Tavaf tavaf huşu başlar, secdeden kalkamaz başlar,

Şifa bulur onmaz başlar, İhsanıdır Beytullah'ın.

 

Gönüller bir haller başka, dualar bir diller başka,

İnançlar bir iller başka, Mihmanıdır Beytullah'ın.

 

Her yerde Hakk'ın satveti, Resulullah muhabbeti

Halil-ür-Rahman daveti, Ummanıdır Beytullah'ın.

 

Gözyaşları nurdan seller, gönül bağı açar güller,

Aşılan deryalar, çöller, Hayranıdır Beytullah'ın.

 

Hakk'dan gayriden geçenler, vuslat şerbeti içenler,

Kalbi Beylullah seçenler, Cananıdır Beytullah'ın.

 

Mülk Rabb'indir agah olun, sahibidir bunca kulun,

Kullar O'nun Kabe O'nun, Sultanıdır Beytullah'ın.

 

Huccac bu neş'eyle neyler, Meleklerle niyaz eyler,

Mukaddes ne der, ne söyler Kurbanıdır Beytullah'ın

Mukaddes ÇITLAK

1987

HUZURA GELDİM

Peygamberim, huzura kabul et beni
Dertlerimi bir bir dökmeye geldim

Adım adım dolaştım kutsal beldeni
Güzide Ashab’ın görmeye geldim

Allah’ın evi, muazzam Kabe’yi
Tavaf edip, rahmete ermeye geldim

Ziyana aşık kelebek gibi
Çevresinde dönmeye dönmeye geldim

İlk defa Hira’da gördüğün Nur’u
Hissedip, onunla uçmaya geldim

Şifalı su, mucizevi zemzemi
Kaynağından içmeye içmeye geldim

Bedir’i, Uhud’u, şanlı Hayber’i
Nakşedip, kalbime çizmeye geldim

Hendekte yüzüstü düştüğün yeri
Keşfedip yüzümü sürmeye geldim

Buram buram kokan Ruhu Nebiyi
Nefes nefes içime çekmeye geldim

Takva ile yükselen kutlu Kubâ’nın
Girip, temelinde yatmaya geldim

Veda hutbenle mesaj yerinde
Arafat’ta duaya, vakfeye geldim

İsmail misali boyun eğerek
Mina’da yoluna kurban olmaya geldim

Ümmetin olmaya ahdim var idi.
İmzalı dilekçem vermeye geldim.

Cennet bahçesi nurlu Ravzâ’na
Tazim ile rızan almaya geldim

Gönlümde açılan sevgi gülünü
Buket buket sunmaya geldim

Sevgine layık gördünse beni
Verilen rütbeyi takmaya geldim

Mübarek Ravzâ’na izin ver gireyim
Sararmış yüzümü sürmeye geldim

Bildirdin bizlere dostu, düşmanı
Düşmanım nefsimdir, yenmeye geldim

Kovma kapından Ya Resul, ne olur
Dönmek için değil, kalmaya geldim

 

Yüce Rabbim, haccımızı Mübarek eylesin. Dostlarıyla dost, sevdikleriyle beraber eylesin. Cemalini gösterdiği kullarından eylesin. AMİN.

 

HZ. MUHAMMED- NA'T

 

Seccaden kumlardı, devirlerden diyarlardan gelip

göklerde buluşan ezanların vardı

Mescid mümin minber mümin

Taşardı kubbelerden tekbir dolardı kubbelere amin

Ve mübarek geceler, dualarımız geri gelmeyen dualardı

Geceler ki pırıl pırıl kandillerin yanardı

Kapına gelenler ya Muhammed(s.a.v)

Uzaktan yakından mümin döndüler kapından

Besmele ekmeğimizin bereketiydi

İki cihanda aziz ümmet Muhammed ümmetiydi.

Konsun yine pervazlara güvercinler,

Hu hu lara karışsın aminler

Mübarek akşamdır gelin ey fatihalar, yasinler

Şimdi seni ananlar anıyorlar ağlar gibi,

Ey yetimler yetimi,Ey garipler garibi

Düşkünlerin kanadıydın, yoksulların sahibi,

Nerde kaldın ey rasul, nerde kaldın ey nebi

Günler ne günlerdi, çağlar ne çağlardı

Daha dünyaya gelmeden müminlerin vardı

Ve birgün ki gaflet çöller kadardı

Halime'nin kucağında Abdullah'ın yetimi

Amine'nin emaneti ağlardı

Hatice'nin goncası Ayşe'nin gülüydün

Ümmetinin gözbebeği Göklerin rasülüydün

Elçi geldin elçiler gönderdin

Ruhunu Allah'a elini ümmetine verdin

Beşiğin yurdun yuvan; Mekke'de

bunalırsan Medine'ye göçerdin

Biz dünyada nereye göçelim ya Muhammed?

Yeryüzünde riya,inkar hıyanet altın devrini yaşıyor

Diller sayfalar satırlar Ebu Leheb öldü diyorlar

Ebu Leheb ölmedi Ya Muhammed,

Ebu Cehil kıtalar dolaşıyor.

Neler duydu şu dünyada mevlidine hayran kulaklarımız

Ne adlar ezberledi adına alışkın dudaklarımız

Artık yolunu bilmiyor artık yolunu unuttu ayaklarımız

Kabene siyahlar bu kadar yakışmamıştır Ya Muhammed

bugünkü kadar

Haset gururla savaşta gurur kaf dağında derebeyi

Onuda yaralarlar kanadından gelse bir şefkat meleği.

İyiliğin türbesine türbedar oldu İyi.

Vicdanlar sakat çıkmadan Ya Muhammed yarına

iyikler getir güzellikler getir ademoğullarına

Şu gördüğün duvarlar ki kimi taifdir kimi hayber

Fethedemedik Ya Muhammed senelerdir.

Ne doğruluk ne doğru, ne iyilik ne iyi

Bahçelerde en güzel unuttu yemiş vermeyi

Günahın kursağında haramların peteği

Bayram yaptı yapanlar

semaveyi boşaltıp, saveyi dolduranlar

Atını hendeklerden bir atlayışta

aşırdı aşıranlar

ağlasın Yesrib ağlasın Selmanlar.

Gözleri perdeleyen toprak, yüzlere serptiğin topraktı

Yere dökülmeyecekti ey Nebi yabanların gözünde kalacaktı

Konsun yine pervazlara güvercinler,

Hu hu lara karışsın aminler

Mübarek akşamdır gelin ey fatihalar, yasinler.

Noldu ey bulut gölgelediğin başlar

hatrında mı ey yol

Bir aziz yolcuyla aşarak dağlar taşlar

kafile kafile, kervan kervan şimdi giden yoldaşlar.

Uçsuz bucaksız çöllerde izler gelenlerin yollar gideceklerindir.

Şu tekbir getiren mağara örümceklerin değil

Peygamberlerindir, meleklerindir.

Örümcek ne havada ne suda ne yerdeydi

Hakkı görmeyen gözlerdeydi.

Şu kuytu cinlerin mi perilerin yurdu mu?

Şu yuvaki bilinmez,kuşları hüd hüd müdür

güvercin mi, kumru mu?

Kuşlarını bir sabah Medineye uçurdum

Ey advede yatan ölü

Bahçende açtı dünyanın en güzel gülü

Hatıran uyusun çöllerin ılık kumlarıyal örtülü

Dinleyene hala ses verir Ya Leyl susar

Uğulturlar gelir

Mersiye okur uhud, kaside söyler bedir

Sende bir hac günü başta Muhammed,yanında Ebu-Bekir

gidenlerin yüzbin olup dönüşünü destan yap

Ey Şehir

Ebubekirde nur Osmanda nurlar

Kureyş uluları karşılarında meydan okuyan bir Ömer bulurlar

Ali'nin önünde kapılar açılır,Alinin önünde eğilir surlar

Bedirde, Uhutda Hayberde hakkın yiğitleri şehit olurlar

Bir mutlu gündeki ölüm tatlıydı

Yerde kalmazdı ruh kanatlıydı.

Konsun yine pervazlara güvercinler,

Hu hu lara karışsın aminler

Mübarek akşamdır gelin ey fatihalar, yasinler

Vicdanlar sakat çıkmadan Ya Muhammed yarına

iyikler getir güzellikler getir ademoğullarına

Yüreklerden taşsın yine imanlar

Itri bestelesin tekbirini, evliya okusun kuranlar

Ve Kuran'ı göznuruyla kayışzade osmanlar

Netini galip yazsın mevlidini süleymanlar

Sütunları kemerleri kubbeleriyle geri gelsin sinanlar

Çarpılsın hakikat niyetine cenaze namazı kıldıranlar

Gel Ya Resullallah bahardır, dudaklar ardında saklı aminlerimiz vardır

Hacdan döner gibi gel Miractan iner gibi gel

Bekliyoruz yıllardır.

Bulutlar kanat Rüzgar kanat hızır kanat

Cibril kanat, Nisan kanat bahar kanat

Ayetlerini ezber bilen yapraklar kanat

Açılsın göklerin kapıları, açılsın perdeler kat kat

Çöllere dökülsün yıldızlar

Dizilsin yollarına dizilsin yollarına yetimler, günahsızlar

Çöl gecelerinden yanık türküler yapğan kızlar,

Sancağını saçlarıyla dokusun

Bilal-i Habeşi sustıuysa ezanlarını Davud okusun

Konsun yine pervazlara güvercinler,

Hu hu lara karışsın aminler

Mübarek akşamdır gelin ey fatihalar, yasinler

 

ARİF NİHAT ASYA

 

 

 

 

 

12.07.2004

 
 


Mekke
Medine
Hac Rehberi
Acı Kaybımız

Ziyaret Yerleri

 

 
 

Hac Araştırmaları

Hacı Uğurlama

Teklif ve Öneriler

Örf ve Adetler

 
 
 
 
 

Ana Sayfa | Hac Seminerleri | Amaç | Kafile Başkanı | Grup Başkanları
1.Grup | 2.Grup | 3.Grup | 4.Grup | 5.Grup | 6.Grup
E-Posta
| Ziyaretçi Defteri | Sizden Gelenler

Hazırlayan Vehbi AKŞİT

Kütahya-10.06.2004